Temmuz-Ağustos-Eylül

2008


Haberler


KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı tarafından "Irak'ta ABD Varlığı ve Sonrası" konu başlıklı toplantıların üçüncüsü 19 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul Akgün Otelinde gerçekleştirilmiştir.



Eralp Alışık

31 Ağustos 2008



KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı tarafından "Irak'ta ABD Varlığı ve Sonrası" konu başlıklı toplantıların üçüncüsü 19 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul Akgün Otelinde gerçekleştirilmiştir. Üçüncü toplantının İstanbul'da düzenlenme amacı, öncelikle İstanbul'da farklı adlar altında faaliyet gösteren vakıf, dernek ve kurumlar bünyesinde örgütlenmiş olan Irak Türklerinin tarafsız bir platformda bir araya gelmesini sağlamak, güncel gelişmelerin ortak bir fikrî zemine bağlı olarak değerlendirilmesine yardımcı olmak olarak tespit edilmiştir.

İstanbul Toplantısı, İstiklâl Marşı ve saygı duruşunu takiben KÖKSAV Başkanı Prof. Dr. Sema Barutcu Özönder'in açılış konuşmasıyla başlamıştır. Prof. Özönder konuşmasında gündemde olan dezenformasyon faaliyetlerine dikkat çekmiş, yazılı ve görsel basın organlarında Irak Türklüğünün gerek Türkiye'de gerekse Irak'ın kuzeyinde çok parçalanmış bir görüntü içinde gösterilme gayretlerine vurgu yapmıştır. İstanbul Toplantısının, Irak Türklüğünü Türkiye ve Irak'ın kuzeyinde temsil eden kurum ve kuruluşların bir araya gelmesine vesile olacak bir platform olarak değerlendiren Prof. Özönder, bu tür dezenformasyon faaliyetlerine karşı en iyi cevabı öncelikle Irak Türklerinin vermesi gerektiğini belirterek, kurulduğu tarihten bugüne kadar bağımsız ve bağlantısız duruşundan hiçbir ödün vermeyen KÖKSAV'ın diğer Türk topluluklarına bakışı ile Irak Türklüğüne bakışının aynı fikrî zeminden beslendiğini ifade etmiştir.

   

 

KÖKSAV Yönetim Kurulu Üyesi Dr. C. Eralp Alışık'ın başkanlık ettiği toplantının ilk konuşmacısı Irak Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Kurucu Üyesi Dr. Nefi Demirci ‘Saddam Dönemi'nden ABD İşgaline Irak Türkmen Toplumu' başlıklı bildirisinde Irak Türklüğünün, 1954 yılındaki Kerkük katliamından bugüne kadar çektiği sıkıntıları ifade ederek, günümüzde Irak'taki Türkmen toplumunun tek başına bırakıldığını vurgulamış ve Türkiye'nin dış politikasından beklentilerini ifade etmiştir.

KÖKSAV Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cüneyt Mengü, ‘Irak'ın Kuzeyinin  Dünü ve Bugünü' başlıklı bildirisinde Irak'taki Türkmen varlığının Saddam Dönemi ve sonrasındaki hukukî statülerini değerlendirerek, Irak'taki Türk varlığının farklı yönetimler altında daima kendi kültürel kimliğini koruma savaşı verdiğini vurgulamıştır. ABD işgalinden sonra Irak'ın yeni hukukî statüsünün tespit edilmesine yönelik hemen bütün uluslararası toplantılara Irak Türklüğünün temsilcisi olarak katılan Dr. Mengü, günümüzdeki siyasî koşulların ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin devreye sokulmasıyla dengelenebileceğini ifade etmiştir.

 

 

Toplantının üçüncü konuşmacısı Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Abdullah Buksur da ‘Irak'ta İnsan Hakları İhlâlinin Son 5 Yıllık Bilançosu' başlıklı bildirisinde, özellikle Irak'ın kuzeyinde Irak Türklüğüne karşı adeta bir soykırım siyaseti uygulandığını Birleşmiş Milletler'e bağlı ilgili insan hakları kuruluşlarından verdiği istatistikî bilgilerle ortaya koymuştur. Irak'ta genel anlamda ihlâl edilen insan hakları ile Irak'ın kuzeyindeki Türk varlığına yönelik insan hakları ihlâllerindeki farkları da rakamlarla açıklayan Buksur, Türkmen varlığına yönelik söz konusu ihlâllerin bilinçli bir siyasetin uygulamaları olarak gerçekleştirildiğini ifade etmiştir.

Toplantının son konuşmacısı KÖKSAV Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Dr. Aydın Beyatlı, ‘Irak Türkmen Toplumu Irak'ın Geleceği İçin Ne İstiyor? Ne Bekliyor? Kendini Nerede Görüyor?' başlıklı bildirisinde özellikle son bir yıllık dönemde Telafer'de koalisyon güçleri tarafından Türkmen varlığına karşı gerçekleştirilen katliamları gündeme getirmiş, söz konusu katliamların medyada sansüre tabi tutularak,Türk kamuoyunun bilgisinden saklandığını vurgulamıştır. Irak'ın kuzeyindeki Türk toplumunun tek beklentisinin artık yalnızca kendi varlığını korumak olduğunu ifade eden Dr. Beyatlı, Irak Türklüğü olarak kendilerine düşen en büyük görevin her zamankinden daha çok birlik ve beraberlik içinde hareket etmek olduğunu vurgulamıştır.

 

 

Copyright © 2008 KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı